
Güzellik en yalın ifade ile iyi hissetmektir. Çünkü güzelliğe bir işe yaradığı için değil, iyi hissettirdiği için ihtiyaç duyarız.
Tarih boyunca güzellik ve bakım algısı genellikle kadınlar üzerine kurgulanmıştır. Günümüze döndüğümüzde ise güzellik, kadınların en az sağlıklı olmak kadar önem verdiği bir hal almaktadır.
Zaman içinde değişkenlik gösteren algı, kadının aynadaki görüntüsünü beğenmesinden çok, toplumun o görüntüye onay vermesinden geçiyor. Bu da insanlarda takıntıya ve bilinçsiz hizmet almaya yol açıyor.
Her zaman iyi görünme takıntısının altında yatan en önemli faktörlerden biri toplumsal olarak yaratılmış güzellik algısı. Ve bu durum ne yazık ki kuruluş amacı “sağlıklı ve temiz bir cilde sahip olmak” olan güzellik sektörünün de yanlış algılanmasına sebep olmakta.
Yakın bir tarihte alışveriş yaptığım sırada mağaza personeliyle aramızda geçen diyalog esnasında bana mesleğimi sordu. Güzellik uzmanı olduğumu belirttim, şaşkınlığını gizleyemeyip ” ama makyajsızsınız” dedi.
Algı böyleydi, bir güzellik uzmanı her daim full makyajlı ve abartılı görünmeliydi. Gülümsedim, mesleğimizin asıl amacının temiz ve duru bir cilde sahip olmak olduğunu, Öncelikle cildimizin dinç, parlak ve temiz görünmesi gerektiğini belirttim.
Sektörümüzde standart kalıplara girmeden, abartıdan uzak, doğal ve ışıltılı görünmek
mümkün.
Aynaya baktığınızda sizleri mutsuz eden noktaları kapatmak yerine onları uzaklaştırmak adına bir uzmandan destek almak, sizi her zaman güzellikte doyuma ve mutluluğa
yaklaştıracaktır.
Kadın ve güzellik bir elmanın iki yarısı gibidir ve her hali ile güzeldir..